Mart ayı ile kıştan ilkbahara geçerken piyasalar bahar sersemliği yaşıyor. Para piyasaları yönünü yukarı mı çevirecek yoksa Amerikan borsasında uzun zamandır beklenen düzeltme bu dönem mi olacak? Elon Musk 1,5 milyar dolarlık Bitcoin aldığını açıkladıktan sonra Bitcoin’in yüzde 40-50 değer kazanması sonrası satmasının yarattığı durum Bitcoin çıkışını engelleyecek mi? Yoksa çıkış devam edecek mi? Biden’ın yeni uygulamaları piyasaları ne kadar etkileyecek? Aşılama ne zaman tüm popülasyonun yüzde 60’ına ulaşacak? Karantina sürecinden erken mi çıktık? Tekrar kapanacak mıyız?

 

Cevap bulunması gereken konular ve sorular uzayıp gidiyor. Bundan 3 yıl önce bu soruların cevaplarını pazar araştırma raporları, iş konularında haber yapan tematik kanallar, danışmalık şirketlerin analiz raporları, üniversitelerin akademik yayınları ve yatırım bankalarının analizlerini okuyarak öğrenmeye çalışırdık. Bunların bazılar ücretsiz ulaşabileceğimiz bilgilerken çoğuna çok ciddi bedeller ödememiz gerekirdi. Geniş bir çevresi olan çok kişi tanıyanlar önemli bilgilere çok daha hızlı ulaşırdı. Pandemi ile bilgiler bedelsiz eğitimler, webinarlar ve özel raporlar herkesin ulaşabileceği hale geldi. Elbette bilgiye ulaşmak önemli olsa bile esas olan bu bilgiyi okuyup analiz edebilecek donanıma ve tecrübeye sahip olmaktır. Ayrıca o kadar çok bilgi üreten kaynak oldu ki bu kaynakların hepsini takip etmek imkânsızlaştı.
İnsanların sadece bu kaynakları okuması ve analiz etmesi dışında ihtiyaç duyduğu esas konu bu analizler, konular ve çalışmalar hakkında fikirleri konuşabilecekleri, başkalarının görüşlerini dinleyebilecekleri bir tartışma platformu ihtiyacı ortaya çıktı. İnsanlar zaten webinar ve iş toplantılarını tüm gün ekrana bakarak geçirdikleri için daha farklı bir platform ile çözmeye ihtiyaçları oluştuğu dönemde bir nevi Hide Park’ın serbest kürsülerinin dijitalde hayat bulmuş versiyonu olan “ClubHouse” platformu hayatımıza girdi.

 

ClubHouse’ı birçok farklı şekilde tanımlamak mümkün canlı ve interaktif bir Podcast grubu, dijital radyonun açık oturum versiyonu, tematik kanallarının tartışma programlarının tartışma kısmını dışarda bırakarak fikirleri konuşabildiğin tartışma programının halka indirilmiş versiyonu, ilgilendiğin konular hakkında konu oturum gruplarında bu konular hakkında daha detay bilgiye ulaşma platformu gibi bu listeyi uygulamaya kullananlar birçok ek özellikle çok daha genişletebilir. Ayrıca ilgi alanına göre Instagram’da belli kişileri ve sayfaları takip ederek güncel kalabildiğin gibi ClubHouse’ın çok önemli bir başka özelliği de sadece iş, politika gibi konularla sınırlı olmayıp hobi, tatil, eğlence, yemek gibi sosyal konularda da burada ilgili konuşma gruplarına dahil olarak merak ettiğin alanlarda bilgi sahibi olabiliyorsun. Ayrıca “Konu Kulübü” odalarına üye olarak ilgi duyduğu tüm konuları takip etmek mümkün oluyor.

 

Peki neden Clubhouse bir anda bu kadar popüler olmaya başladı. Katılımcıların sadece davet aldıklarında girebildikleri bir platform olmasından dolayı mı? Konu bazlı normalde konuşma şansı bulamayacağın veya bir seminerde sadece uzaktan konuşmak zorunda olan popüler bir kişiye eğer moderatörler izin verirse söz alıp soru sorma imkânı olduğu için mi? Zoom gibi platformların katılımcı sayısı ile ilgili kısıtlamaları mı? Mesafeden bağımsız tüm dünya ile canlı olarak iletişimde olabilmemiz mi?
Bunların hepsi elbette uygulamanın kullanılmasında önemli nedenler arasında yer alıyor. Ancak en temel ihtiyaçlardan birinin pandemi ile artık toplu olarak bir araya gelmemizi engelleyen bir bariyeri aşmamıza yardımcı olması, düşüncelerimizi özgürce dinlemek isteyenlere aktarabilmemiz ve evde sadece sınırlı sayıda kişiyle irtibat halinde iken bu sınırlamaları ortadan kaldırarak interaktif bir iletişim çözümü sunmasının bu hızlı büyümenin arkasında itici güç olduğuna inanıyorum.

Son zamanlarda ClubHouse’ın sadece Apple Store’da olması yani bir IOS uygulaması olup Android telefonlarda henüz olmaması Apple’ın yeni bir veri toplama ve pazarlama aracı olduğu gibi komplo teorilerinin konuşulmasına rağmen beklentim yakın bir gelecekte Android uygulamasının da devreye girmesi yönünde. Zaten Mark Zuckerberg ClubHouse’da yaptığı bir konuşmada Facebook ve Instagram’ın yakın bir gelecekte ClubHouse benzeri bir uygulamayı devreye alacağını açıkladı. Bu durumda ClubHouse’ın ileriye dönük rekabetçi kalabilmesi için platformun bağımsız bir uygulama olması gerekiyor.

Peki biz pazarlamacılar ve marka yöneticileri açısında ClubHouse geçici bir heves mi? Yoksa hedef kitlemizle samimi duygusal bağlar kurabildiğimiz, karşılık interaktif fikirleri konuşabildiğimiz bu yeni iletişim modeli, ürün ve hizmetler açısından vermek istediğimiz mesajları daha hızlı sunabildiğimiz için ürün geliştirme süreçlerinde bir fayda sağlayabilecek mi? Her ne kadar pandemi sonrası sosyal hayata ve sokağa özgürce dönmemizle birlikte kullanım sıklığının bir miktar azalacağını düşünsem de kişisel görüşüm markaların kendi müşterisine çok daha iyi hizmet verebilmesi ve onlarla duygusal bağ kurmalarına olanak tanımasından dolayı özgürce konuşulabilen ve bilgi alışverişi yapılabilen ClubHouse ve benzeri platformları kullanmaya devam edeceği yönündedir.